Hoşgeldiniz  

Memurlar köşe yazarlığı yapabilir mi?

aacohaber | 19 Kasım 2017 | Manşet A- A+

aacohaber.com olarak, devlet memurlarının köşe yazarlığı yapıp yapamayacağı ile ilgili, memurların merakını gidermek için yaptığımız araştırmalarda, Öğretmenlerin, Diyanet personelinin ve kamuda çalışan diğer memurların köşe yazarlığı yapmalarının, bazı kısıtlamalar dahilinde mümkün olduğunu gördük.

Konuyla ilgili olarak Yeni Şafak gazetesinden Ahmet Ünlü şunları yazmıştır:
1- Memurların köşe yazarlığı yapması mümkün müdür?

Memurların köşe yazarlığı yapmaları bazı kısıtlar dahilinde elbette mümkündür. Ancak, bu kısıtlar dikkate alınmaksızın yazılan yazılar bazen memuriyetin sona ermesine dahi yol açabilir.

Bu konuyla ilgili olarak, 657 sayılı Kanunun Basına bilgi veya demeç vermeyi düzenleyen 15”inci maddesinde; ” Devlet Memurları, kamu görevleri hakkında basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç veremezler. Bu konuda gerekli bilgi ancak bakanın yetkili kılacağı görevli illerde valiler veya yetkili kılacağı görevli tarafından verilebilir..….” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükme göre, köşe yazarlığı yapmada birinci kısıt, memurun kendi görev alanıyla ilgili yazılar yazmamasıdır. Şayet memur bu konuda kurumundan gerekli izni almışsa köşe yazısı yazmasında herhangi bir mahzur yoktur.

Gerekli izinler alınmadan memur kendi görev alanıyla ilgili konularda köşe yazısı yazarsa 657 sayılı Kanunun 125”inci maddesinde yer alan; Yetkili olmadığı halde basına, haber ajanslarına veya radyo ve televizyon kurumlarına bilgi veya demeç vermenin karşılığı olan kınama cezasıyla tecziye edileceğini bilmelidir. Şayet yazılan yazılar gizlilik içeriyorsa o takdirde memuriyetten çıkarma cezasıyla dahi karşı karşıya kalınabilir.

Ayrıca, bu konuyla ilgili olarak Açıklamalı Devlet Memurları Kanunu kitabında; ”(Salim Kahramanoğlu, Mehmet Ünver, Nezir Kardoğan: Edunet E-Öğretim Eğitim Basım Yayın Ltd. Şti., Ankara 2012, s. 56) Kamu görevlerinin yürütülmesiyle ilgili olarak basın organlarıyla radyo televizyon kurumlarına bilgi ve demeç vermeye yetkili olduğunu belirtmek ve idarenin halkla ve kamuoyuyla münasebetlerinde insicamlı bir düzen sağlamak amacıyla bu madde konulmuştur.

Madde metninde görüleceği üzere, memurlar kamu görevleri hakkında bilgi veya demeç veremezler. Ne yazık ki, kamu kurumları bu ayrımı hep gözden kaçırmakta ve başta sendikacılar olmak üzere memurlara disiplin cezası uygulaması yoluna gitmektedir. Bu nedenle konunun anlaşılması için bir örnek vermenin yararlı olacağını düşünüyoruz. Başbakanlıktaki bir uzmanın, incelediği bir yönetmelik hakkında bilgi veya demeç vermesi ”kınama” disiplin cezasını gerektirmekle birlikte, bu uzmanın ”memur maaş artışlarının adaletsiz olduğunu” beyan etmesi, ”kınama” disiplin cezasının verilmesini gerektirmez.” ifadesine yer verilmiştir.

2- Köşe yazarlığı için izin alınmasına gerek var mıdır?

Köşe yazarlığı yapmak için memurun çalıştığı kurumdan izin alması gerektiğini emreden bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak, memurun yazdığı konular görev alanına giriyorsa bu durumda izin alması gerekmektedir. Kamu kurumlarının farklı saiklerle hareket etme ihtimalinin her zaman olacağı ihtimalinden hareketle köşe yazarlığı yapmak isteyenlerin kurumlarından izin almalarını öneririz. Ayrıca, köşe yazısının mahiyeti nedeniyle adli bir kovuşturma yapılması, akabinde de idari soruşturma açılması her zaman mümkün olup, memurun bu durumu bilerek yazısını kaleme alması gerekmektedir.

3- Köşe yazarlığından alınan ücretin mahzuru var mıdır?

Memurların çekindiği bir diğer konu ise köşe yazısından alınan ücretin ticari kazanç kapsamına girip girmediğidir. 657 sayılı Kanunun Ticaret ve diğer kazanç getirici faaliyetlerde bulunma yasağını düzenleyen 28”inci maddesinde; ”Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite ortak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç). Eşleri, reşit olmayan veya mahcur olan çocukları, yasaklanan faaliyetlerde bulunan memurlar bu durumu 15 gün içinde bağlı oldukları kuruma bildirmekle yükümlüdürler.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümler çerçevesinde, göreviniz dışındaki konularda (izin alınmak kaydıyla görevle ilgili konularda) köşe yazısı veya makale yazılmanızda herhangi sakınca bulunmamaktadır. Ayrıca, köşe yazarlığı yapmak ticari bir getiri sağlamakla birlikte tacir veya esnaf sıfatı kazandırmaz. Ancak, yetkili olmadığınız konularda açıklama yapmamalısınız. Nitekim köşe yazarlarından memur veya öğretim görevlisi olan birçok yazar bulunmaktadır.

3- Her statüdeki memur köşe yazarlığı yapabilir mi?

Bu soruya evet diyemiyoruz. Çünkü, köşe yazarlığında memurun statüsünden ziyade becerisi öne çıkmalıdır. Aksi takdirde konu içinden çıkılmaz bir hal alacaktır. Bu durumu örnekle açıklamak gerekirse; Maliye Müsteşarının, Milli Eğitim Müsteşarının veya Hazine Müsteşarının herhangi bir gazetede köşe yazarlığı yaptığını düşünelim.

Öncelikle görevi başında bulunan bir üst düzey görevlinin herhangi bir gazetede açıklama mahiyetinde de olsa köşe yazarlığı yapması işgal edilen statü nedeniyle haksız bir rekabet edinilmesine sebep olacaktır. Yukarıdaki örneğimizden hareketle yüzbinlerce öğretmenin amiri durumunda olan bir kişinin yapacağı açıklamalar ister istemez ilgiyle takip edilecek, bu durum ise ister istemez gazete açısından tiraj artışı sağlayacaktır. Kaldı ki yazı yazılan gazete, kişiden ziyade unvanı esas alarak köşeyi tahsis edecektir. Ayrıca, bu durum gereksiz birçok çıkarımda da bulunulmasına sebep olacaktır. Dolayısıyla her statüdeki memurun köşe yazarlığı yapması hem etik açıdan hem de yazan kişiden ziyade ”statü yazarlığının” ön plana çıkması nedeniyle doğru değildir ve görevin tartışma konusu yapılmasına sebep olacaktır. Bu açıdan bakıldığında kamu kesiminde üst düzey görevlilerin kendi adlarıyla yazılar yazdığına pek şahit olunmaz. Olunması halinde de ilginin statüsü tartışmaya açılır. Zaten bu statüdeki kişiler haber ajanslarına veya gazetelere görev alanlarıyla ilgili açıklamalar yapabilmektedir.

4- Köşe yazarlığı yapan memur, unvanını kullanabilir mi?

Devlet Personel Başkanlığı vermiş olduğu bir mütalaada; 657 sayılı Kanunda Devlet memurunun kitabın yazarı olarak ismi ile birlikte kariyer unvanının ve görev yaptığı kurumun adının kullanılması hususunda herhangi bir yasal engel bulunmadığını belirtmiştir. Bu nedenle bizde köşe yazarının yukarıda açıkladığımız kısıtlar çerçevesinde kalınmak kaydıyla unvanın kullanılmasının mümkün olduğunu düşünüyoruz.

Aynı konuyla ilgili olarak memurlar.net sitesinde ise şu açıklama yer almaktadır:

MEMURUN DERGİLERDE MAKALE YAZMASI VEYA KÖŞE YAZARLIĞI YAPMASI?

Bu sorunun da hukuki boyutu kitap yazmanın aynısı gibidir. Memurların telif ücreti karşılığında bir dergide makalesinin yayımlanmasının bir sakıncası bulunmamaktadır.

Ancak hem dergide hem de bir gazetede köşe yazarlığı yapacak memurların şu hususa dikkat etmeleri gerekmektedir. 657 sayılı Kanunun 15. Maddesinde basına bilgi ve demeç verme yasağı düzenlenmiştir. Bu madde de, devlet memurlarının”kamu görevleri hakkında” basına bilgi ve demeç vereceği düzenlenmiştir. Bu madde, memurların yürütmekte oldukları bir dosyayla ilgili bilgi vermeyecekleri anlamına gelmektedir. Örneğin belediyedeki bir mühendis, önünde olan bir şartnameye dair bir değerlendirme yazısı yazamaz. Yine bir okul müdürü yürütmekte olduğu bir göreve ilişkin olarak basında çıkan haberle ilgili direkt olarak basına açıklama yapamaz. Ancak bu kişiler yürütmekte oldukları bir konuya ilişkin olmayan konulara ilişkin değerlendirme yapabilirler. Konuyla ilgili olarak, memurlar.net tarafından 2003 yılında hazırlanan ayrıntılı dosya için tıklayınız.

Yine makale yazımında bir diğer dikkat edilmesi gereken konu siyaset yasağıdır. 657 sayılı Kanunun 7. maddesinde memurun herhangi bir siyasi partinin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunmasını yasaklamış ve”hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde” bulunamayacakları ve bu eylemlere katılamayacaklarını hüküm altına almıştır. Bu nedenle, bir memurun yapılan bir düzenlemeyi sadece teknik olarak açıklamalı, düzenlemenin siyasi boyutu var ise bu konuya değinmemelidir. Aksi halde kişi hakkında disiplin cezası açılabilir.

Sgkrehberi.com’dan Hakan Bilge de konuyla ilgili olarak şunları yazmıştır:

Devlet Memurlarının mesleği dışında göreviyle İlgili olmayan konularda köşe yazarlığı yapmasının disiplin yününden suç teşkil edip etmediği ve söz konusu eyleme yönelik disiplin cezası uygulanıp uygulanamayacağı hakkında Devlet Personel Başkanlığı görüşü.
Bilindiği üzere; 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun tarafsızlık ve devlete bağlılık başlılı 7 nci maddesinde; Devlet memurlarının siyasi partiye üye olmaları ve herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef tutarı bir davranışta bulunmaları yasaklanmıştır. Mezkur Kanunun 28 inci maddesinde ise;”Memurlar Türk Ticaret Kanununa göre (Tacir) veya (Esnaf) sayılmalarını gerektirecek bir faaliyette bulunamaz, ticaret ve sanayi müesseselerinde görev alamaz, ticari mümessil veya ticari vekil veya kollektif Şirketlerde ortak veya komandit şirkette komandite otlak olamazlar. (Görevli oldukları kurumların iştiraklerinde kurumlarını temsilen alacakları görevler hariç). Memurlar, meslekî faaliyette veya serbest meslek icrasında bulunmak üzere ofis, büro, muayenehane ve benzeri yerler açamaz, gerçek kişilere, özel hukuk tüzel kişilerine veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait herhangi bir işyerinde veya vakıf üniversitelerinde çalışamaz.” hükmü yer almaktadır.

Öte yandan; 5/12/2012 tarihi ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun 1 inci maddesinde;” Bu Kanunun amacı, fikir ve sanat eserlerim meydana getiren eser sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde yaptırımları tespit etmektir.” hükmü yer almakla olup, aynı maddenin (B) bendinde sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsulleri eser olarak tanımlanmıştır. Ayrıca 18 inci maddesinde;”Bir eserin yapımcısı veya yayımcısı, ancak eserin sahibi ile yapacağı sözleşmeye göre mali hakları kullanabilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıdaki hükümler çerçevesinde; Devlet memuru olarak görev yapan personelin; bir gazetede hizmet akdine bağlı olarak köşe yazarlığı yapamayacağı, 657 sayılı Kanunun ödev ve sorumluluklar ile yasaklara ilişkin hükümlerine riayet etmek kaydıyla 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında eser çıkarabileceği, mezkur Kanun kapsamında eser çıkarmasının disiplin suçu sayılmayacağı mütalaa edilmektedir.

Diğer taraftan; ilgilinin yazdığı yazıların eser niteliğinde olup olmadığı, herhangi bir siyasi parti; kişi veya zümrenin yararını veya zararını hedef alıp almadığı, gazete sahibi gerçek veya tüzel kişilerle sözleşmeye dayalı bir ilişki içersinde olup olmadığı hususları dikkate alınarak konunun Bakanlığınızca değerlendirilmesi uygun olacaktır.

2017 aacohaber Tüm hakları saklıdır.
Reklamı Gizle